Konut Sektörü Ekonomi İçin Güçlü Bir Genişleme Kaynağı

Konut Sektörü Ekonomi İçin Güçlü Bir Genişleme Kaynağı

2013 senesinde inşaat sektöründe en büyük gelişme KdV oranlarındaki değişikliklerde oldu. bu sektörü nasıl etkiledi? Firmalar ve devlet açısından (örneğin devletin gelirlerini arttırdı mı) değerlendirir misiniz?

İlgili mevzuat öncelikle pek çok değişikliği de beraberinde getiriyor ve öncelikle konutun büyükşehirde yapılmasıyla ilgili bir durum söz konusu. Sonradan yapı ruhsatı tadiliyle bu sınıfa girenler de dâhil olmak üzere inşaatlar lüks ya da birinci sınıf yapılmak mecburiyetinde. Konutun net alanı en fazla 150 metrekare olmalı. İkinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıf inşaatlarda ise eski uygulama aynen devam edecek. Ayrıca arsanın 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 29'uncu maddesine istinaden tespit edilen arsa birim metrekare vergi değeri; a) 500-1000 TL (bin Türk Lirası hariç) arasında olan konutların tesliminde \%8 b) 1000 TL üzerinde olan konutların tesliminde \%18 vergi oranı uygulaması bulunuyor.

Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın “Teşvik sistemindeki uygulamalar şimdiye kadar makine konusundaydı. Ancak bina yatırımlarında KDV iadesi gibi bir teşvikleri içermiyordu. Şimdi onu da karşılayacak bir sistem hazırlıyoruz" şeklindeki demeci bizleri oldukça memnun etti. Bizler hâlihazırda tüm yatırımlarımız için yüzde 18 KDV ödüyoruz. Proje tamamlandıktan sonra KDV iadesine başvuruyor
ve yaklaşık 2 yıl içinde alacaklarımızı tahsil edilebiliyoruz şayet finansman yükümüz azalırsa KDV'leri daha hızlı yatırıma dönüştürme fırsatı yakalamış oluruz.

Amerikan Fed (amerikan merkez bankası) parasal genişletmeyi durdurmayı düşünebileceğini
söyledikten sonra piyasalarda türbülans, hareketlenme oldu. dolar fiyatı 2.07 seviyesine kadar yükseldi. şu anda 2 civarında seyir ediyor. ortalamaya göre şu an yüksek olan dolar kuru yatırımcıları ve yatırımları nasıl etkiledi? Sizin yatırımcılarınıza etkisi oldu mu?

Öncelikle parasal genişlemenin durması, parasal daralma anlamı taşımamalı. Türkiye ekonomisi iç talep artışıyla büyümekte Gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızının yavaşlaması ise dikkat çeken diğer konu. İstihdam piyasası kalıcı bir düzelme yolundaysa, işsizlik oranı düşüyorsa bu FED açısından ekonomik iyileşmenin gözle görülür durumudur. Amerikan ekonomisinin iyiye gitmesi, gelişmekte olan ülkelerin mallarına küresel talebi artırır.

Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) aldığı kararlar, Başkan Bernanke'nin çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalar, global piyasaların yönlenmesinde fazlasıyla etkili oluyor. Merkez Bankası'nın, yaklaşık bir yıldır döviz rezervlerini artırma eğilimine girdiği görülmekte. Yabancı portföy yatırımcısının ülkeyi terk etmesi halinde oluşacak döviz talebini karşılayıp, fiyat değişimlerini en aza indireceğini düşünüyorum. Bu sebeple olası dalgalanmalara karşı hazırlıklı olmak durumundayız.

Son 3 yıla baktığımızda faiz getirisinin \% 30 civarında (180 gün vadeli bono için 78 bin civarında) olduğunu görüyoruz. dolar getirisinin \% 7 (17 bin), euro'nın ise \% 11 (30 bin) civarında olduğunu ve faiz ge tirisinin çok altında kaldığını görüyoruz. Konut fiyatlarındaki getiri ise hep bunun üstünde kaldı ve yüz güldürdü. Sizin yatırımcılarınızın kazancı açısından son 3 yılı nasıl değerlendirirsiniz?

Riski sevmeyen yatırımcının tercihi her zaman gayrimenkul olur. Ülkenin her yerinde yeni projeler inşa ediliyor, ulaşım bağlantıları geliştiriliyor. Ancak İstanbul farklı bir konuma sahip hızla artan nüfus, farklı sektörlerde ve daha fazla iş imkânının bulunması daha çok konut ihtiyacını ortaya çıkarıyor. Yeni yatırımlar ile birlikte şehirde arsa stoku azaldıkça mevcut arsalar daha değerli hale geliyor. Bu sebeple İstanbul'da yapılan gayrimenkul yatırımlarının diğer şehirlere göre daha kısa sürede, daha yüksek
oranda yatırımcısına kazandırdığını söylemek mümkün. Ayrıca bu yatırımdan kira getirisi de elde edildiğinde, gayrimenkulün değer artışının yanı sıra kira getirisi artı olarak yatırımcıya kalıyor.

Merkez bankaları adeta varlık balonlarından korkmadıklarının sinyallerini veren açıklamalar yapıyorlar. bu da parasal genişlemenin devam edeceği yönünde olumlu algılamayı arttırıyor. bu durumda parasal genişleme devam ederse konut fiyatlarını olumlu etkileyeceği aşikar. Sizce 2008 yılındaki gibi bir gayrimenkul balonu oluşma ihtimali var mı?

Gayrimenkul fiyatlarında sorun yaratacak bir aşırı değerlenme olmadığını düşünüyorum. Güvenilir ve dinamik yükselen piyasa ekonomilerine yoğun sermaye akışı sonucunda, bu ekonomilerde aşırı ısınma, aşırı borçlanma ve varlık balonları oluşması riskinin belirmesi ve cari açığın finansal istikrarı tehdit edecek düzeylere ulaşma ihtimali düşük seviyede görünüyor. Geçmişte bir balonda yaşadığımız için şimdi de sürekli bir balon var mı diye endişe içindeyiz. Ancak sıkıntı yaratabilecek spekülatif aşırılıkları ayırt etmekteyiz.

Kasım ayında yayınlanan verilere baktığımızda caseschiller endeksi 2012 ve 2013'ün ilk çeyrekleri karşılaştırıldığında çift haneli & 10,2'lik büyüme var. bu amerika'da 2007'den beri ilk defa görülen bir rakam oldu. bu artış trendinin 2014'ün ilk yarısına kadar devam edeceği düşünülüyor. amerika ve türkiye için aynı karşılaştırmayı yaparsak nasıl bir trendle karşılaşırız?

S&P/Case-Schiller konut fiyatları endeksi 20 şehirde Ağustos 2012'den itibaren 12 aylık süre içerisinde yüzde 12.8 yükseldi. Anketlere katılan ekonomistler 12.5 olabileceğini öngörmüşlerdi. Yaklaşık 20 şehirdeki konut fiyat artışı dikkatle izlenmekte. Stokların az olması fiyatların yukarı çıkmasına neden oluyor. Bilindiği gibi konut sektörü ekonomi için güçlü bir genişleme kaynağı. Bunun yanı sıra yükselen mortgage oranları ve istihdamda sınırlı artış satışların daha da hızlanmasını önlüyor. Bizdeyse durum biraz farklı inşaat sektörü son yıllarda genişleyen ivmeyle hareket kazandı. Hem inşaat firmaları hem de yatırımcı iyi işlere imza attı. Dönüşüm projeleri aynı hızın önümüzdeki yıllarda da süreceğinin işareti.