Mustafa Demir: Sulukule Projesi'nde Son Söz Danıştay'ın

Yazdır

Sulukule Projesi'nin 4.İdare Mahkemesi tarafından iptalini değerlendiren Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, projenin 5366 sayılı yasaya uygun olduğunu belirterek, iptalin durdurulması için Danıştay'a başvuracaklarını belirtti.

Roman vatandaşların evlerini terk etmelerine neden olan Sulukule Projesi, 4. İdare Mahkemesince "kamu yararına uygun" olmadığı gerekçesiyle iptal edildi. Fatih Belediyesi ve TOKİ'nin ortaklaşa yaptığı konutların tesliminden birkaç hafta önce mahkemenin projeyi iptal etmesi tartışmalara neden oldu. Roman vatandaşlar kararın projenin yapılmasından önce alınması gerektiğini söyleyerek tepkilerini dile getirirken, Fatih Belediye Başkanlığı konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Hatice Sultan ve Neslişah Mahalleleri'nin yenileme ve uygulama Projesi'nin Bilgilendirme Toplantısı'nda projeyle ilgili son durumu ve mahkemenin kararını kamuoyuyla paylaştı.

Mahkeme kararını değerlendiren Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, "Ayın 11'inde alınmış bir karar var. Kararda da Sulukule dediğimiz alanın, Neslişah ve Hatice Sultan Mahallelerini ilgilendiren yenileme bölgemize ait projenin Anıtlar Kurulu tarafından onaylanan projenin iptaline ilişkin bir karar var. Bize 11'inde tebliğ edildi. Temmuz 11'e kadar da bu kanunini süreç içerisinde de bütün haklarımızı kullanmayı düşünüyoruz.

Bütün çalışmalarımız hızla devam ediyor. Biz alınan kararın bilirkişi raporunu incelediğimizde ve karar detaylı baktığımızda edindiğimiz intibahlarımız var" diye konuştu.

5366 sayılı yasanın hala anlaşılmadığını belirten Başkan Demir, "Biz bu yasaya dayalı çalıştık. Bu yasaya dayalı Fatih'te sadece Sulukule yapılmıyor. Bu yasa kapsamında Sulukule, Ayvansaray Türk Mahallesi çalışmaları devam ediyor. Fener Balat ihalesi bitti. Şu an halkla görüşme aşamasındayız. Yakın zamanda görüşmeyi sağlayamadığımız insanlarla da görüşüp, yolumuza devam edeceğiz. Bu yıkımlar ve çalışmalar yapılırken bu alanlarda bulunan tescilli yapıları muhafaza ediyoruz. Kapalıçarşı ile ilgili yenileme çalışmalarımız devam ediyor. Gördüğünüz gibi Fatih'in her tarafında bu tür yenileme çalışmaları yapılıyor" dedi.

Projenin şehircilik açısından çok başarılı olduğunu belirten Mustafa Demir, "Ülkede değişimi başlatmak ve bunu devam ettirmek zordur. Bu değişimi bütün kesim tarafından kabul ettirip, gerçekleştirmekte zor. Sulukule'nin eski ve şimdiki halini kıyaslarsak, 5 yıl önce rüyalarda bile göremezdik. İnsanlarla oturup konuştuk. Projenin detaylarını mülk sahibi ve kiracılara anlattık. Sulukule'de mülk sahipleriyle yaptığımız görüşmelerin yüzde 98'i uzlaşmayla sağlandı. Sadece yüzde 2'sinde sorun yaşadık. O da projeden dolayı değil, projenin geleceğinden duyulan kaygıdan, Fatih Belediyesi'ne olan herhangi bir güvensizlikten de değil. Sadece mülk sahipleri kendi aralarında uzlaşamadıkları için biz olaya el koyduk. Projeyi her ortamda, Avrupa Parlamentosu dahil, üniversitelerde bu projenin şehircilik hak ve hukuku açısından, vatandaşlık hak ve hukuku açısından son derce başarılı bir proje olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Kararın 5366 sayılı kanuna aykırı olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Demir, "Burada mülk sahipleri, kiracılarla yaptığımız görüşmeleri devam ettirirken, bir taraftan da 5366 sayılı yasanın olgunlaşması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden geçişini de takip ettik. Zaten bu yasa tarihi yarımada ve Beyoğlu gibi sit alanları içerisinde bulunan bu yerlerin dönüştürülmesine yönelik özel bir yasa. Bu özel yasa maalesef hala anlaşılamadı. Bilirkişinin raporuna göre verilen bir karar var. Ama bilirkişinin raporunu incelediğimiz de, 5366 sayılı yasanın ruhuna aykırı çalışmalar olduğunu görüyoruz. Bu yanlış algılamaya rağmen hukuka saygılıyız. Biz de kendi hukukumuzu, mülk sahiplerinin ve şehrin hak ve hukukunu da savunmak için tabi başından beri çalışıyoruz. Bu sürecimiz de devam edecek" dedi.

Projenin yasal prosedürden geçerek uygulamaya konulduğunu belirten Başkan Demir, "Yarımadada bir dizi yerleri yenileme alanı ilan ettik. Bu yenileme alanları ilan edilirken, kendi meclisimiz bir çerçeve çiziyor. Bu çerçeve içerisinde kalan yerlere yenileme alanı diyoruz. Kendi meclisimizden, Büyükşehir Belediyesi'nin meclisinden geçiyor. Bakanlar Kurulu'na geliyor. Resmi Gazete'de yayınlandıktan sonra yenileme alanı oluşuyor.

Yenileme alanı oluştuktan sonra, yenileme alan projemizi yapıyoruz ve Anıtlar Kurulu'na sunuyoruz. Anıtlar Kurulu kabul ettikten sonra inşaatlarımıza başlıyoruz. 11 Haziran'daki karar o alan projenin iptaline yönelik karar. Biz de yaptığımız mevcut inşaatlarla daha önce avam projeyle, inşaat esnasında karşılaştığımız zorluklar nedeniyle bazı yerlerde değişiklik yaptık. İptal edilen avam projesine uygun olmadığı için biz 20 Nisan 2012 tarihinde Anıtlar Kurulu'na yeni bir avam projesi sunduk. Yani şuan Anıtlar Kurulu'nun gündeminde, bu mahkemenin iptal ettiği avam proje olmasa bile, biz zaten o avam projenin iptali konusunda bir talebimiz var. Onun yerine inşaatlarını yaptığımız hali hazır durumun avam proje kabul edilmesiyle bir müracaatımız vardı. Bu süreç devam ediyor" dedi.

26 Haziran'da çekilecek kurayla evlerin kime verileceğinin belli olacağını belirten Başkan Mustafa Demir, "İptal edilen avam proje doğrultusunda Temmuz'un 11'ine kadar herhangi bir uygulama yapmayacağız. 11 Temmuz'dan sonra iptal edilen avam projeye uygun herhangi bir uygulamanın yapılmasını izin vermeyeceğiz. 26 Haziran'da buradaki hak sahiplerinin evlerinin tespiti için bir kura çekilecektir. Biz verdiğimiz ruhsata dayanarak, devam eden süreç içerisinde hukuka uygun olarak bitmiş evlerin sahiplerini belirlemek için kura çekeceğiz. Kurayla hangi vatandaşların hangi eve sahip olacağı belli olacaktır" şeklinde konuştu.

MUSTAFA DEMİR: DANIŞTAY'A MÜRAACAT EDECEĞİZ

1 ay içerisinde Danıştay'a müracaat edeceklerini ifade eden başkan Mustafa Demir, "Çünkü detaylı incelediğimizde ciddi sıkıntılar var. Sulukule projeleri yapılırken surlara yakın yerler, surlarla eşit olması açısından iki katlı yapıldı. Surlardan uzaklaştığımızda 620 tane haneyi buraya sığdırabilmek için önce sura yakın yerlerde 2 katlı yaptık, surlardan uzaklaşınca 3 ya da 4 katlı yapılar yaptık. Bunu da kamu yararına aykırı bir davranış olarak telaki ediyor. Biz bütün bu çalışmaları Danıştay'a sunacağız. Hukukun arkasından iş çevirmeyi düşünmüyoruz. Ama hukukla beraber yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz de Danıştay'da çıkacak olan kararın içtihat olmasını istiyoruz. Danıştay'ın vereceği kara bizim açımızdan da, şehircilik açısından da bir içtihat olacak" diye konuştu.

Bilirkişi raporundaki gerekçeleri de açıklayan Mustafa Demir şunları söyledi;

"Bilirkişi raporuna dayalı alınmış kararlar var. İmar planına uygun olmadığı kanaati var. Bir de imar planı olmadığı için burada herhangi bir uygulamanın olmayacağı düşüncesi var. Bizim surların içerisinde, dur koruma bandının daraltıldığı, yüzde 50 oranında daraltıldığından bahsediliyor. Biz sur koruma bandını yüzde 100 koruduk. Yeşil alanların azaltıldığı konusunda iddialar var. Bizim daha önce Fatih Belediyesi'ne ait 13 dönümlük bir arazimiz vardı. O alan bir önceki imar planlarında yeşil alan olarak geçiyordu. Ama biz ortayı 620 tane aileye, bu aileler daha önce barakalarda yaşıyorlardı. 15 metrekarede yaşadıkları yerleri 65 metrekareye çıkardık. Aynı aileleri 3500 tane insanı aynı yerde barındırabilmek için bize ait alanı proje içerisine kattık. Buraya ticaret merkezi ve kreş alanı kazandırdık. İstanbul'un ilk müzik okulunu açıyoruz."

Danıştay'dan ret çıkma ihtimali yok denilecek kadar az olduğuna inandığını belirten Başkan Mustafa Demir, "Çünkü burada 5366 sayılı yasa anlaşılmamış. Bizi 4 yıldır bekleyen 3 bin 400 insan var burada. Fatih Belediyesi olarak mülk sahiplerine her ay 400 lira kira yardımında bulunuyoruz. Bu insanlar bir an önce buranın bitmesini bekliyorlar. İnşatlar bitti. Sadece çevre düzenlemesi ve altyapıyla ilgili çalışmalar var. Onları da süremizin sonuna kadar kullanmayı düşünüyoruz" dedi.

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir daha sonra basın mensuplarıyla birlikte inşaat alanını gezerek, yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Kaynak:haberler.com